YANKI GAZETESİ KÖŞE YAZISI 28.04.2015

2015-07-22 15:25:00

ÇATLAK TESTİ, KIRIK ÇERÇEVE VE ZORUNLULUKLAR

Bilirsiniz belki bu masalı? Bir zamanlar geçinmek için yaşadığı kasabaya uzak bir nehirden her gün su taşıyan bir sucu varmış. Su taşımak için omuzlarında dengede tuttuğu bir sopanın iki ucuna iki toprak testi asıyormuş. Testilerden biri sağlam ve düzgünmüş, diğeri ise çatlakları olan testiymiş, su sızdırıyormuş.

Sucu kasabaya ulaştığında çatlak testide suyun ancak yarısı kalıyormuş ve bu durum çatlak testiyi çok utandırıyormuş. Sahibine ‘Beni kır, beni at, kendine yeni testi al. Kurtul benden. Benim kusurum, çatlaklarım yüzünden daha çok çalışmak zorunda kalıyorsun ’ demiş. Sucu çatlak testiye bir şey göstermek istediğini söyleyerek yolun sağını işaret etmiş: ‘Ne görüyorsun, söyle.’ Testi ‘Toz, toprak, taş’ demiş. Sucu sol tarafı işaret ederek ne gördüğünü sormuş, testi ’Çimen, yabani ot, çiçek’ demiş. Sucu bu güzelliği her gün su sızdırarak testinin kendisinin yaptığını söylemiş. Yol boyunca yetişen bu çiçekleri toplayarak karısına götürdüğünü, evinde bu yüzden neşenin eksik olmadığını anlatmış testiye.

Su taşımakta yeterli değilsin belki ama toprağı sulayarak yeni bir güzellik yaratıyorsun demiş.

Bu masal Mart ayında konuşmacı olarak davet edildiğim Mevlana Üniversitesi’ne gittiğimde, Konya’da başıma gelen bir hikayeyi hatırlattı. Konuşmamın sonunda, çerçeve içinde Mevlevi figürlü tablo hediye edildi. Kusursuzdu, hayran oldum. Kırılmasın diye ihtimam göstermeme rağmen Konya yolculuğumun sonunda elimden düştü ve çerçevesi iki ucundan hasar gördü. Önce üzüldüm, neyse çerçevesini değiştiririm dedim  ama sonra o haliyle evimin duvarıma asmaya karar verdim. Çünkü mükemmelliğin, kusursuzluğun ulaşılması mümkün olmayan bir hedef olduğunu bana hatırlatan bir ibare olmasını istedim.

Kim çatlak testi değil ki? Kusurlar ile yaratılmışız. İnsan güçlü ve zayıf yönleriyle dünyaya katkıda bulunur. Kusurları inkar etmek, dışlamak insanın kendisine zarar verir. Kusurları örtbas etmek için kullanılan mükemmeliyetçilik düşüncesi  ruh sağlığını bozar.

Kusursuza ulaşma çabasıdır mükemmeliyetçilik... İdeale ulaşmaya çalışmak, hiç hata  ve eksik yapmamayı arzulamaktır. Bu hedeflere ulaşmak için yoğun bir çaba harcamaktır. Ulaşılamadığında da insanda büyük bir hayal kırıklığı yaratır, mutsuzluğa sebep olur.                                                                                         Hiç kusurum olmasın, olanı da saklayayım demektir mükemmeliyetçilik. İnsan davranışlarında zorunluluk duygusu yaratır, yapmayınca da suçluluk hissetmeye neden olur. Hata yapmamak mümkün mü? Her şeyimizle dört dörtlük olduğumuzu nasıl iddia edebiliriz? Mükemmeliyetçilik yaratılışımıza aykırıdır. Buna rağmen kusursuz zayıf vücutlar , estetikler, harika çocuk yetiştiren ebeveynler,en güzel giysiler ,en çok parayı kazanan, en iyi arabayı kullanan,en iyi evlerde oturan, en güzel kariyeri yapan,toplumda statüsü en yüksek mevkide olan insanlar olmak için nasıl da kendimizi zorluyoruz. Kimse kusurlu gözükmek istemiyor. Herkes mükemmel olmak için kendini zorluyor.

 

Leonard Cohen ne güzel söylemiş:’Bir çatlak var her şeyde, ışık işte böyle girer içeriye.’ Veya Orhan Gencebay’ın dediği gibi ‘Hatasız kul olmaz!’

6
0
0
Yorum Yaz